Gözden Kaçırmayın
Shubman Gill: "Kriket Bir Zihin Oyunudur"Yaratıcı direktör Hoor Al Qasimi yönetimindeki Qasimi markası, AW26 koleksiyonuyla modayı duygusal bir arkeoloji çalışması olarak yorumluyor. Koleksiyon, giysileri bellek, onarım ve korumanın taşıyıcıları olarak ele alarak kişisel tarihlerin parçalı doğasını katmanlama, söküm ve tamir yoluyla yansıtıyor.
Siluetlerde Gerilim ve Denge
Koleksiyonun odağında siluetler yer alıyor. Kemerlerle sıkılan belli hatları, geniş pantolon paçalarıyla buluşturan tasarımlar dikkat çekiyor. Pilili gömlekler, üniforma esintili ceketlerin yanında konumlandırılırken, pelerini andıran katmanlar hem korunak hem de sembolizm sunuyor. Bu kombinasyonlar, bir arada duran uyumsuz anıların gerilimini yansıtıyor. Gündelik giyim ve klasik kesim unsurlarının kesişimi, koleksiyonun temel dinamiklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Toprak Tonları ve Görünür Onarım İzleri
Renk paleti, koleksiyonun temasını destekleyen toprak tonlarıyla şekilleniyor. Ekru, çamur kahvesi, yanmış elma kırmızısı, arduvaz grisi ve bordro tonları koleksiyona hakim olurken, bu renkler doğallık ve dayanıklılık hissi uyandırıyor. Kumaşlardaki ham kenarlar ve belirgin onarım izleri, kusursuzluktan ziyade sürekliliği ve yaşanmışlığı işaret ediyor. Bu detaylar, giysilere bir ömür boyu taşınabilir bir karakter kazandırıyor.
Sanatçı İş Birliği ile Dokulara Yansıyan Kolektif Bellek
Koleksiyonun merkezinde, Lübnanlı sanatçı Dala Nasser ile yapılan ikinci iş birliği bulunuyor. Nasser'in doğal boyama ve kömür sürtme teknikleri kullanılarak oluşturulan tekstiller, manzara, bozulma ve kolektif bellek kavramlarını giysilere işliyor. Bu iş birliği, kumaşları sadece bir malzeme olmaktan çıkarıp, hikayeler ve tarihle yüklü birer obje haline getiriyor. Tekstillere sinen bu organik dokular, koleksiyona derinlemesine bir anlam katmanı ekliyor.



Yorumlar
Yorum Yap