Gözden Kaçırmayın
Shubman Gill: "Kriket Bir Zihin Oyunudur"Milanolu lüks moda evi Etro'nun son koleksiyonu, doğanın izlerini ve malzemenin saf formlarını odağına alıyor. Tasarımlar, adeta doğanın kendisini yüzeylere taşıyan ve malzemeyle şekil bulmuş içgüdüsel bir süsleme anlayışıyla dikkat çekiyor.
Doğanın Dokusu Kumaşlara Yansıtıldı
Koleksiyonun temelini, doğanın sanatsal bir yorumu oluşturuyor. Desenler, bir ressamın tuvaline yaptığı fırça darbeleri gibi organik ve akıcı bir şekilde kumaşlara işlenmiş durumda. Ağaç kabuklarının girintili çıkıntılı dokusu, mermerin damarlı yapısı veya suyun dalgalı formları, tasarımların üzerinde soyut birer sanat eserine dönüşüyor. Bu yaklaşım, geleneksel baskı tekniklerini çağdaş bir yorumla buluşturuyor.
Malzeme ve Form Dengesi Öne Çıkıyor
Tasarım felsefesinde, süslemenin yapaylıktan uzak, içgüdüsel ve malzemenin doğasına saygılı olması hedefleniyor. Örneğin, yumuşak bir yün kumaşın akışkanlığı, ona uygulanan desenle bütünleşirken; daha sert bir deri üzerinde ise farklı bir karaktere bürünüyor. Bu durum, her parçanın kendi özgün karakterinin ön plana çıkmasını sağlıyor. Koleksiyonda, bir giysinin kesimi ile üzerindeki desenin uyumu da büyük önem taşıyor. Desenler, vücudun hatlarını takip ederek veya onlarla kontrast oluşturarak görsel bir denge yaratıyor.
Geleneksel El İşçiliği Çağdaş Tasarımlarla Buluşuyor
Etro'nun imzası haline gelen zengin desen arşivi, bu koleksiyonda da kendini gösteriyor. Ancak bu kez motifler, daha minimal ve yorumlanmış halleriyle karşımıza çıkıyor. İpek, kadife ve özenle seçilmiş pamuklu kumaşlar gibi lüks malzemelerin üzerine uygulanan el işçiliği, giysilere derinlik ve bir sanat eseri hassasiyeti katıyor. Aksesuarlar ve ev tekstili ürünlerinde de aynı tutarlı dil korunuyor, bütünlüklü bir estetik sunuluyor.


Yorumlar
Yorum Yap